Kamu hastanelerinde ek ödeme başlığı yeniden gündemde. Tartışmanın merkezinde ise “taban ek ödeme” kaleminde oluştuğu ifade edilen hemşire–eczacı farkı var. Bazı paylaşımlarda hastane eczacıları için taban ek ödemenin yaklaşık 14 bin TL, hemşireler için ise ortalama 4.900 TL seviyesinde kaldığı belirtiliyor.
Gündemi Isıtan Rakamlar Ne Anlatıyor?
Sağlık çalışanları açısından mesele yalnızca iki meslek grubu arasındaki fark değil; aynı ekip içinde görev, risk, sorumluluk ve iş yükü dengesi ile ödeme kriterleri arasındaki uyum. Sahada çalışan hemşireler, doğrudan hasta temasının ve yüksek tempolu birimlerin yıpratıcılığının ödeme tablolarına yeterince yansımadığını dile getiriyor.
Taban Ek Ödeme Nedir, Nasıl Belirlenir?
“Taban ödeme / taban ek ödeme”, ek ödeme sisteminin bir parçası olarak personelin kadro unvanı ve ilgili katsayılar üzerinden hesaplanan bir ödeme kalemidir. Uygulamanın çerçevesi, Sağlık Bakanlığı’nın Ek Ödeme Yönetmeliği ile düzenlenir. Yönetmelik 12.08.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış; sonrasında değişiklikleri işlenmiş hali Bakanlığın ilgili sayfalarında paylaşılmıştır.
- Kadro unvanı ve katsayılar: Ödemede unvana göre belirlenen katsayılar belirleyicidir.
- Kurum/hizmet alanı parametreleri: Kurum türü ve hizmet alanı gibi değişkenler hesaplamayı etkileyebilir.
- Mevzuat çerçevesi: Uygulamanın dayanağı yönetmelik hükümleridir.
Hemşirelerin “İş Yükü ve Risk” Vurgusu
Hemşireler; hasta bakımı, tedavi sürecinin takibi, tetkiklerin alınması/izlenmesi, multidisipliner ekip koordinasyonu gibi çok sayıda görevi aynı anda yürütüyor. Özellikle yoğun bakım, acil servis ve servis hizmetleri gibi yüksek tempolu alanlarda doğrudan hasta temasının merkezinde yer alıyorlar. Bu nedenle “yıpranma düzeyi” ve “sahadaki risk” gibi unsurların ödeme dağılımında daha görünür olması gerektiği savunuluyor.
Hastane Eczacılarında Ödeme Farkı Neye Dayandırılıyor?
Hastane eczacılarının iş tanımı daha çok ilaç yönetimi, stok kontrolü, reçete süreçleri ve ilaç güvenliği gibi alanlara odaklanıyor. Sağlık sistemi açısından kritik bir sorumluluk alanı olsa da tartışma, “aynı sistem içinde görevlerin saha yıpranmasıyla birlikte ele alınıp alınmadığı” noktasında düğümleniyor.
“Temsil Gücü” Eleştirisi: Örgütlülük Dağılıma Yansıyor mu?
Tartışmada öne çıkan bir başka başlık da meslek örgütleri ve temsil gücü. Sahada dile getirilen görüşe göre, daha güçlü ve örgütlü yapıya sahip meslek gruplarının mali haklarda daha etkili olabildiği; bunun da ek ödeme dağılımına yansıdığı iddia ediliyor. Hemşireler cephesinde, ek ödeme katsayısının yükseltilmesi gerektiğini savunan değerlendirmeler de gündeme geliyor.
Çalışma Barışı İçin “Şeffaf Kriter” Çağrısı
Sağlık kurumlarında ekip ruhu ve motivasyon, ücret dengesinin adil algılanmasıyla doğrudan ilişkili. Bu nedenle çalışanların ortak talebi, ek ödeme kriterlerinin:
- Şeffaf biçimde açıklanması,
- Sahadaki iş yükünü ve riskli birimleri daha net dikkate alması,
- Meslekler arası farkları azaltacak şekilde dengeleyici mekanizmalar içermesi
yönünde.
Sık Sorulan Sorular
Ek ödeme farkı neden bu kadar konuşuluyor?
Çünkü tartışma, yalnızca rakamlara değil; “iş yükü–risk–sorumluluk” dengesinin adil kurulup kurulmadığına odaklanıyor.
Bu fark mevzuattan mı kaynaklanıyor?
Ek ödeme uygulaması yönetmelik çerçevesinde yürütülüyor. Farkın boyutu ve dağılımı; unvan katsayıları ve ilgili parametrelerle ilişkilendiriliyor.
Aynı Sistem İçinde Adil Denge Nasıl Kurulacak?
Hemşireler ile eczacılar arasındaki taban ek ödeme farkı tartışması, sağlıkta ücret politikalarının sahadaki gerçekliği ne kadar yakaladığı sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Beklenti; yönetmelik zemini korunurken, iş yükü ve riskin daha görünür olduğu, kriterleri net ve anlaşılır bir dağılım modeliyle çalışma barışını güçlendirecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi.
HEMŞİRELER.NET
