“Çakılı kadro” gerekçesiyle reddedilen eş durumu tayin talebi hakkında mahkemeden iptal kararı çıktı. Kararda, kamu hizmetinin gerekleri gözetilse dahi aile birliğinin korunmasının anayasal bir hak olduğuna dikkat çekildi. Bu gelişme, benzer gerekçelerle olumsuz yanıt alan sağlık çalışanları ve diğer kamu personeli açısından önemli bir emsal tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Olay Ne? Eş Durumu Talebi “Çakılı Kadro” Denilerek Reddedildi
Davaya konu olayda, kamu kurumunda görev yapan personel, eşinin bulunduğu ile atanmak üzere eş durumu tayini talebinde bulundu. İdare ise talebi, kadro planlaması ve “çakılı kadro” uygulaması gibi gerekçelerle uygun bulmadı. Bunun üzerine personel, işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yargı yoluna başvurdu.
Mahkeme Neyi Esas Aldı? “Aile Birliği” ve “Ölçülülük” Dengesi
İdare mahkemesi değerlendirmesinde, kamu yönetiminin personel planlaması yapma yetkisini kabul etmekle birlikte, bu yetkinin temel hakları sınırlarken ölçülü kullanılmasını zorunlu gördü. Kararda öne çıkan yaklaşım; idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, aile birliğinin korunmasına ilişkin anayasal ilkenin tayin taleplerinde dikkate alınması gerektiği yönünde oldu.
Mahkeme, yalnızca “çakılı kadro” ya da “kadro yok” şeklindeki genel gerekçelerle talebin reddedilmesini tek başına yeterli bulmadı. Bu tür ret işlemlerinin, kişinin aile hayatına etkisi değerlendirilmeden ve alternatif çözüm yolları tartışılmadan kurulmasının hukuka uygunluk sorunları doğurabileceğine işaret etti.
“Çakılı Kadro” Nedir? Her Talebi Otomatik Olarak Engeller mi?
Kamu personel uygulamalarında “çakılı kadro” ifadesi, personelin belirli bir birim/kurum/yer ile ilişkilendirilerek görevlendirilmesi anlamında kullanılır. Ancak uygulamada bu ifade, zaman zaman yer değişikliği taleplerini otomatik biçimde reddetme gerekçesine dönüştürülebilmektedir.
Mahkemenin iptal kararı, “çakılı kadro” yaklaşımının her durumda mutlak bir engel gibi yorumlanamayacağını, idarenin somut olayın şartlarını gözeterek daha gerekçeli ve dengeleyici bir değerlendirme yapması gerektiğini ortaya koydu.
Sağlık Çalışanları İçin Ne Anlama Geliyor?
Sağlık hizmetleri gibi personel planlamasının kritik olduğu alanlarda tayin talepleri sıkça “hizmetin aksaması” veya “kadro ihtiyacı” gerekçeleriyle reddedilebiliyor. Bu karar, kamu hizmetinin sürekliliği ile çalışanların aile hayatı arasında daha hassas bir denge kurulması gerektiğini hatırlatıyor.
Özellikle eş durumu başvurularında;
- Ret gerekçesinin somut verilere dayanması,
- Kurumun personel ihtiyacını ortaya koyan objektif gerekçeler sunması,
- Alternatif çözümlerin değerlendirilmesi,
- Aile birliğine etkilerin ölçülülük çerçevesinde tartılması
gibi unsurların yargı denetiminde belirleyici olabileceği görülüyor.
Benzer Durumda Olanlar Ne Yapmalı?
Benzer şekilde eş durumu tayini kadro gerekçesiyle reddedilen personelin, ret yazısındaki gerekçeleri dikkatle incelemesi önem taşıyor. Ret işlemi;
- Genel ve soyut ifadeler içeriyorsa,
- Somut personel planlaması verileri sunmuyorsa,
- Aile birliği etkisi hiç değerlendirilmemişse
yargı yoluna başvurulması halinde iptal ihtimali tartışılabilir. Her dosyanın kendi şartlarında değerlendirileceği unutulmamalı; süreler ve usul kuralları bakımından hukuki destek alınması faydalı olabilir.
Sonuç: “Kadro” Gerekçesi Tek Başına Yeterli Görülmeyebilir
Mahkemenin verdiği iptal kararı, eş durumu tayin taleplerinde “çakılı kadro” gibi kalıp gerekçelerin tek başına her zaman yeterli sayılmayabileceğini gösterdi. Karar, idarenin takdir yetkisini kullanırken aile birliği hakkı başta olmak üzere temel hakları gözetmesi ve işlemlerini daha güçlü gerekçelerle temellendirmesi gerektiğine işaret ediyor.
Hemşireler.Net
