Florence Nightingale

Florence Nightingale

 

Florence Nightingale, 12 Mayıs 1820 tarihinde İtalya’da dünyaya geldi. Dönemin zenginlerinden olan ailesi tarafından kültürlü, aydın ve eğitimli bir kadın olarak yetiştirildi. Yunanca, Latince, Almanca, İtalyanca, Fransızca bilen Nightingale Londra King’s Koleji’nden mezun olduktan sonra hemşirelik eğitimi için Almanya’ya gitti.

Hemşireliğe gönül veren ve bunu meslek olarak yapmak isteyen Nightingale’in bu tutkusu ailesi tarafından olumlu karşılanmadı çünkü o dönemler hastaneler bakımsız, kalabalık ve hijyenik olmayan ortamlardı. Ailesinin itirazına rağmen pes etmedi ve hastaneleri tek tek dolaşıp şartların iyileştirilmesi için neler yapabileceğini araştırdı.

Aldığı eğitimin ve yaptığı araştırmaların ardından 1853 yılında Londra’da bulunan ve yalnızca kadın hastaların tedavi edildiği bir hastanede yönetici olarak çalışmaya başladı. Bir süre sonra 1854-1856 yılları arasında yaşanan Kırım Savaşı sebebiyle, İngiliz ordusundaki yaralı askerlere bakmak için İstanbul Selimiye kışlasındaki askeri hastaneye gönderildi.

Florence NightingaleSavaş tüm zorluğuyla devam ederken bir yandan İngiliz ordusunun askerlerine yardım etti öte yandan zor koşulları mümkün olan en iyi noktaya getirdi. O dönemlerde Florence Nightingale’e “Lady with the Lamp” lakabı konuldu; geceleri elinde gaz lambasıyla yaralıların bakımını yaptığı için artık askerler tarafından “Lambalı Kadın” olarak anılmaya başladı.

Savaş bittikten sonra Londra’ya dönen Florence Nightingale burada ilk hemşirelik okulunu açtı. Okul aynı zamanda ilk modern sivil hemşire okulu olarak bilinir. Bu adım, hemşireliği “usta–çırak” tarzı dağınık bir pratik olmaktan çıkarıp, düzenli eğitim ve standartlarla tanımlanan profesyonel bir alana dönüştürdü. Florence Nightingale’in dünya çapındaki başarısı ülkemize de sirayet etmiştir; 1961 yılında Şişli’de açılan ilk Yüksek Hemşirelik Okulu’na Florence Nightingale’in adı verilmiştir.  Nightingale, Liyakat Nişanı alan ilk kadın olarak, tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.

Hayatı boyunca insanlara yardım etmesine karşın, kendi de birtakım fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar yaşamıştır. Hatta yaşadıklarından ötürü bir dönem depresyona girdiği rivayet edilir. Yaptıklarıyla tüm dünyaya adını duyuran, açılan okullara ismi verilen ve dahası bir kahraman olarak görülen Florence Nightingale, 13 Ağustos 1910 tarihinde Londra’da, 90 yaşında hayata gözlerini yumdu.

1) Neden “Modern Hemşireliğin Kurucusu” deniyor?

Nightingale’in etkisi yalnızca “hasta başı bakım”la sınırlı değildir. O, hemşireliği:

  • Kuralları, eğitim yaklaşımı ve etik sorumlulukları olan bir meslek haline getirdi,
  • Bakımı “temizlik–havalandırma–beslenme–düzen” gibi çevresel faktörlerle ilişkilendirerek kanıta dayalı bir zemine taşıdı,
  • Veri toplayıp analiz ederek sağlık sorunlarını görünür kıldı ve karar vericileri reformlara zorladı.

2) Kırım Savaşı ve Üsküdar (Scutari) Dönemi

Florence Nightingale1854’te, İngiliz ordusunun savaş hastanelerindeki kötü koşulları gündem olunca Nightingale 38 gönüllü hemşireyle birlikte İstanbul’daki Scutari’de (Selimiye Kışlası’ndaki askeri hastane) bakımın organizasyonunu üstlendi. Burada; hijyen, temizlik, düzen, temel bakım süreçleri ve lojistik gibi alanlarda iyileştirmeler yapılması için çalıştı. Bu dönem, hemşireliğin toplum gözündeki algısını kökten değiştiren bir kırılma noktası oldu.

Florence Nightingale’e savaşta askerlere yaptığı hizmetlerden dolayı Kraliçe Victoria tarafından bir mücevher verilmiştir.

3) İstatistik ve “Görünür Kanıt” Yaklaşımı

Nightingale’in en güçlü yönlerinden biri, sahadaki sorunları yalnız anlatmakla kalmayıp ölçülebilir verilerle göstermesiydi. Ölüm nedenlerini sınıflandırıp raporladı; özellikle önlenebilir enfeksiyon ve hijyen sorunlarına dikkat çekti. Bu yaklaşım, kamu sağlığı politikalarının kanıta göre şekillenmesinin erken örnekleri arasında kabul edilir.

4) “Notes on Nursing” ve Hemşireliğe Bakış

En bilinen eserlerinden Notes on Nursing (1859), hem bakım verenlere hem de dönemin sağlık anlayışına yön veren temel metinlerden biri oldu. Temizlik, havalandırma, ışık, beslenme, sessizlik, gözlem gibi başlıkları sistematik biçimde ele alarak hemşirelik uygulamalarında “düzen” ve “gözlem”in önemini vurguladı.

5) Mirası ve Bugüne Etkisi

  • 12 Mayıs (doğum günü), birçok ülkede Dünya Hemşireler Günü olarak anılır.
  • Hemşirelikte eğitim, etik, hasta güvenliği ve kalite yaklaşımlarında “standart” fikrinin güçlenmesinde etkisi büyüktür.
  • Hemşireliği yalnızca “yardım” değil; bilgi, beceri, gözlem ve sorumluluk gerektiren bir profesyonellik olarak konumlandırmıştır.

 

Özetle Florence Nightingale, Modern hemşireliğin temellerini atan; aynı zamanda istatistik, hastane hijyeni ve sağlık sistemleri reformu alanlarında etkisi çok büyük olan İngiliz sosyal reformcudur. Kırım Savaşı sırasında Üsküdar Selimiye Kışlası’nda yaralı askerlere yönelik bakım ve organizasyon çalışmalarıyla tanınmış, savaş sonrası dönemde ise hemşirelik eğitimini kurumsallaştırarak mesleği profesyonelleştirmiştir.