Türkiye’de sağlık hizmetlerinde hasta hakları ve tıbbi müdahalelerde bilgilendirilmiş onam süreci, Hasta Hakları Yönetmeliği kapsamında açık şekilde düzenlenmiş durumda. Ancak bazı sağlık kuruluşlarında uygulamaya yansıyan süreçler, mevzuat ile pratik arasındaki farkı yeniden gündeme taşıdı. Özellikle tıbbi müdahale öncesinde hastalara imzalatılan onam formlarının sorumluluğunun hemşirelere yüklenmesi, sağlık çalışanları arasında tartışma yaratıyor.
Yönetmelik Ne Diyor? Bilgilendirme ve Rıza Tanımı
Hasta Hakları Yönetmeliği’nde yer alan tanımlara göre:
- Bilgilendirme: Yapılması planlanan her türlü tıbbi müdahale öncesinde, müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından kişiye gerekli bilginin verilmesini kapsar.
- Rıza: Kişinin tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesini ifade eder.
Yönetmelikte yer alan Bilgi Vermenin Usulü Madde 18 kapsamında, hastanın tıbbi müdahale konusunda tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından sözlü olarak bilgilendirilmesi gerektiği belirtilir.
Rıza Formu ve İmza Sorumluluğu
Rıza Formu Madde 26 hükmüne göre rıza formu, bilgilendirmeyi yapan ve tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından imzalanır. Ayrıca verilen bilgilerin doğruluğundan da ilgili sağlık meslek mensubunun sorumlu olduğu vurgulanır. Bu düzenleme, bilgilendirme ve onam sürecinin doğrudan tıbbi işlemi yürüten kişi tarafından yürütülmesinin önemini ortaya koyar.
Uygulamada Tartışma Yaratan Nokta
Uygulamada ise bazı kurumlarda, tıbbi müdahaleye ilişkin bilgilendirmenin hekim tarafından yapılmasına rağmen formun hastaya/hasta yakınına imzalatılması sürecinin hemşirelere bırakıldığı ifade ediliyor. Sağlık çalışanları bu durumun:
- Mevzuatla uyumlu olmadığını,
- Mesleki sorumluluk alanlarının karıştırıldığını,
- İş akışında ek yük oluşturduğunu
savunuyor.
Hemşirelerin İş Yükü ve Sahadaki Gerçeklik
Tartışmanın bir diğer boyutu da hemşirelerin “iş yükünün daha az olduğu” yönündeki değerlendirmelere yönelik tepkiler. Hemşirelik hizmetlerinde hastaya ayrılan zaman ve bakım yoğunluğunun yüksek olduğu belirtilirken, onam süreçlerinin hemşireye devredilmesinin sahadaki yükü artırdığı ifade ediliyor. Hemşirelerin günlük rutinde yürüttüğü başlıca süreçler arasında:
- Hasta bakımının sürekliliği ve klinik takip,
- İlaç uygulamaları ve güvenli ilaç yönetimi,
- Hasta güvenliği ve kayıt süreçleri,
- Acil durum yönetimi ve ekip koordinasyonu
gibi kritik sorumluluklar bulunuyor.
Sağlık Hukuku Açısından Neden Önemli?
Uzmanlara göre bilgilendirilmiş onam, yalnızca idari bir prosedür değil; aynı zamanda hukuki sorumluluk doğuran bir süreç. Onamın doğru şekilde alınmaması veya bilgilendirmenin eksik/yanlış yürütülmesi, olası uyuşmazlıklarda ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle sağlık hukukçuları, bilgilendirme ve rıza süreçlerinin Hasta Hakları Yönetmeliği’ne uygun, şeffaf ve doğru şekilde yürütülmesinin hem hastayı hem de sağlık çalışanını koruyan temel bir güvence olduğunu vurguluyor.
Not: Sağlık çalışanlarının görev tanımlarının netleşmesi, süreçlerin mevzuata uygun yürütülmesi ve iş yükünün adil dağıtılması için kurum içi uygulamaların gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
