Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin 2022 ve 2023 yıllarına ait Beyaz Kod kayıtlarını inceleyen bilimsel çalışmada, iki yılda 623 sağlıkta şiddet olayının resmi kayıtlara geçtiği belirlendi. Olayların yüzde 91’ini sözel şiddet oluştururken, şiddetin en yoğun yaşandığı birim acil servisler oldu.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin boyutları, hastanenin resmi Beyaz Kod kayıtları üzerinden gerçekleştirilen bilimsel bir araştırmayla incelendi.
“Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet Olaylarının Retrospektif Analizi” başlıklı çalışmada, hastanede 2022 ve 2023 yıllarında kayıtlara geçen şiddet olaylarının türleri, yaşandığı birimler, nedenleri, şiddeti uygulayan kişiler ve mağdur sağlık çalışanlarının meslek grupları değerlendirildi.
İki yılda 623 şiddet olayı kayıtlara geçti
Araştırma kapsamında iki yıllık dönemde Beyaz Kod sistemine bildirilen toplam 623 şiddet olayı incelendi. Bazı olaylarda birden fazla sağlık çalışanının hedef alınması nedeniyle araştırmada mağdur olarak kaydedilen çalışan sayısı 752’ye ulaştı.
Bu verilere göre 623 ayrı olayda toplam 752 sağlık çalışanı şiddetin doğrudan mağduru olarak kayıtlara geçti. Mağdur çalışanların yüzde 61,3’ünü kadınlar, yüzde 38,7’sini ise erkekler oluşturdu.
Her 10 olayın 9’u sözel şiddet
Şiddet olaylarının türlerine göre dağılımı incelendiğinde, vakaların büyük bölümünün sözel saldırılardan oluştuğu görüldü.
- Olayların yüzde 91,01’i sözel şiddet,
- Yüzde 8,67’si fiziksel şiddet,
- Yüzde 0,32’si cinsel şiddet olarak kaydedildi.
Sözel şiddet olaylarında hakaret, tehdit, bağırma ve aşağılayıcı ifadelerin öne çıktığı; fiziksel şiddet vakalarında ise vurma, itme, eşya ya da tıbbi malzeme fırlatma gibi eylemlerin yaşandığı belirtildi.
Şiddetin en yoğun yaşandığı yer acil servisler oldu
Şiddet olaylarının hastane birimlerine göre dağılımında acil servisler ilk sırada yer aldı. Toplam 623 olayın 219’unun acil servislerde meydana geldiği belirlendi.
Buna göre şiddet vakalarının yüzde 35,15’i acil servislerde yaşandı. Acil servisleri yüzde 30,5 ile poliklinikler, yüzde 20,55 ile yataklı klinikler takip etti.
- Acil servisler: Yüzde 35,15
- Poliklinikler: Yüzde 30,5
- Yataklı klinikler: Yüzde 20,55
- Tetkik ve görüntüleme birimleri: Yüzde 6,58
- Yoğun bakım ve ameliyathaneler: Yüzde 4,17
- Diğer alanlar: Yüzde 3,05
Acil servislerdeki yüksek hasta yoğunluğu, uzun bekleme süreleri, hastaların sağlık durumlarına ilişkin belirsizlikler ve hasta yakınlarının yaşadığı kaygının şiddet riskini artıran temel unsurlar arasında bulunduğu değerlendirildi.
Şiddetin yüzde 60’ından fazlası hasta yakınlarından geldi
Araştırmada şiddeti uygulayan kişilerin önemli bölümünün hasta yakınları olduğu belirlendi. Olayların yüzde 60,51’inde şiddeti uygulayan kişinin hasta yakını, yüzde 32,75’inde ise hasta olduğu kaydedildi.
Vakaların yüzde 6,26’sında hasta ve hasta yakınının birlikte hareket ettiği tespit edildi. Fiziksel şiddet olaylarında hasta yakınlarının oranının daha da yükseldiği görüldü.
Fiziksel saldırıların yüzde 72’sinin hasta yakınları, yüzde 26’sının ise hastalar tarafından gerçekleştirildiği belirlendi. Acil servislerde yaşanan şiddet olaylarının yüzde 64,14’ünde failin hasta yakını olduğu kayıtlara geçti.
En fazla hekimler ve hemşireler hedef alındı
Şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarının meslek grupları incelendiğinde hekimler ilk sırada yer aldı. Mağdur olarak kaydedilen 752 çalışanın yüzde 53,85’ini hekimler, yüzde 27,53’ünü hemşireler oluşturdu.
Araştırmada 405 hekim, 207 hemşire ve 66 güvenlik görevlisinin şiddet mağduru olarak kayıtlara geçtiği belirtildi.
Hekimler arasında özellikle asistan hekimlerin şiddete daha fazla maruz kaldığı görüldü. Asistan hekimlerin hastalar ve hasta yakınlarıyla daha sık doğrudan iletişim kurması, yoğun iş yükü altında çalışması ve hizmet süreçlerinde ön safta bulunmasının risk düzeyini artırabileceği değerlendirildi.
Tedaviden memnuniyetsizlik ilk sırada
Şiddet olaylarını başlatan nedenler incelendiğinde, tedavi ve sunulan sağlık hizmetinden duyulan memnuniyetsizlik yüzde 28,89 ile ilk sırada yer aldı.
Bekleme süresi, muayene önceliği ve randevu sisteminden kaynaklanan sorunlar yüzde 25,69 ile ikinci sırada bulunurken, hastane prosedürlerine ve kurallarına uymama yüzde 18,94 oranında şiddet nedeni olarak kaydedildi.
- Tedavi ve hizmetten memnuniyetsizlik: Yüzde 28,89
- Bekleme süresi, randevu ve muayene önceliği: Yüzde 25,69
- Hastane kurallarına ve prosedürlerine uymama: Yüzde 18,94
- İletişim ve bilgilendirme sorunları: Yüzde 17,33
Fiziksel şiddet olaylarında ise hastane kurallarına uyulmaması nedeniyle başlayan tartışmaların yüzde 42,59 ile ilk sıraya yükseldiği görüldü. Özellikle ziyaretçi ve refakatçi kurallarının uygulanması sırasında başlayan sözlü tartışmaların fiziksel saldırıya dönüşebildiğine dikkat çekildi.
Şiddet yalnızca bireysel öfkeyle açıklanmıyor
Araştırmada sağlıkta şiddetin yalnızca hastaların veya hasta yakınlarının bireysel öfkesiyle açıklanamayacağı vurgulandı.
Personel yetersizliği, yüksek hasta yoğunluğu, uzun bekleme süreleri, ağır iş yükü, iletişim eksiklikleri ve hizmet süreçlerindeki aksaklıkların da şiddet riskini artırdığı değerlendirildi.
Sağlık çalışanlarının sürekli şiddet tehdidi altında görev yapmasının çalışanların psikolojik durumunu, mesleki motivasyonunu, hizmet kalitesini ve hasta güvenliğini olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Riskli birimler için özel önlem çağrısı
Çalışmada özellikle acil servisler, gece vardiyaları ve hasta yoğunluğunun fazla olduğu birimlerde özel güvenlik ve kriz yönetimi planlarının uygulanması gerektiği ifade edildi.
Vardiya sürelerinin makul düzeyde tutulması, sağlık çalışanlarının iş yükünün dengelenmesi, riskli saatlerde güvenlik görevlisi sayısının artırılması ve şiddete maruz kalan personele psikolojik destek sağlanması önerildi.
Hasta ve hasta yakınlarına bekleme süreleri ve tedavi süreçleri hakkında açık, düzenli ve anlaşılır bilgi verilmesinin de gerginliklerin azaltılmasında önemli rol oynayabileceği kaydedildi.
Beyaz Kod kayıtlarının yalnızca olay sonrasında başlatılan adli ve idari işlemler için değil, şiddet risklerinin önceden belirlenmesini sağlayan bir erken uyarı sistemi olarak kullanılması gerektiği vurgulandı.
Araştırma sağlıkta şiddetin boyutunu gözler önüne serdi
Araştırma yalnızca Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin 2022 ve 2023 yıllarına ait kayıtlarını kapsıyor. Bu nedenle sonuçların Türkiye’deki bütün sağlık kuruluşlarına doğrudan genellenemeyeceği belirtiliyor.
Ancak Türkiye’nin en büyük sağlık komplekslerinden birinde iki yıl içerisinde 623 şiddet olayının resmi kayıtlara geçmiş olması, sağlıkta şiddetin münferit olaylardan ibaret olmadığını ve kurumsal düzeyde etkili önlemlere ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha gösterdi.
Hemsireler.Net Haber Merkezi
