Kişisel Verileri Koruma Kurulu, işyerlerinde parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik sistemlerle mesai takibi yapılmasına ilişkin önemli bir ilke kararı yayımladı. Karar, hastaneler dahil tüm işyerlerinde personel devam kontrol sistemlerinin yeniden değerlendirilmesini gündeme getirdi.
Parmak İzi ve Yüz Tanıma ile Mesai Takibi Tartışmalı Hale Geldi
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 29.04.2026 tarihli ve 2026/921 sayılı İlke Kararı, işyerlerinde çalışanların mesai takibi amacıyla biyometrik verilerinin işlenmesine ilişkin önemli bir dönüm noktası oldu.
Kurul, çalışan devam takibini dijitalleştirmek ve güvenliği artırmak amacıyla kullanılan parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik tanımlama sistemlerinin kişisel verilerin korunması hukuku açısından son derece hassas bir alan oluşturduğunu belirtti.
Kararda, işverenlerin çalışma sürelerini takip etme ve belgeleme yükümlülüğü bulunduğu; ancak bu takibin biyometrik veri işlenerek yapılmasını zorunlu kılan açık bir kanuni düzenleme bulunmadığı vurgulandı.
Açık Rıza Tek Başına Yeterli Sayılmadı
Kararın en dikkat çeken bölümlerinden biri, çalışanlardan alınan açık rızaya ilişkin değerlendirme oldu. KVKK, işçi-işveren ilişkisinde taraflar arasında yapısal bir güç dengesizliği bulunduğuna işaret etti.
Bu nedenle çalışanın biyometrik veri işlenmesine rıza göstermemesi halinde olumsuz bir durumla karşılaşabileceğini düşünmesi ya da rızasını geri çekme imkânının fiilen etkili olmaması durumunda, verilen rızanın özgür iradeye dayandığından söz edilemeyeceği belirtildi.
Kurul ayrıca, geçerli bir açık rıza bulunsa dahi biyometrik veriyle mesai takibinin ölçülülük, gereklilik ve veri minimizasyonu ilkeleri yönünden ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
KVKK: Daha Az Müdahaleci Yöntemler Tercih Edilmeli
KVKK’ya göre mesai takibi için biyometrik veri işlenmesi yerine, çalışanların kişisel verilerine daha az müdahale eden alternatif yöntemler kullanılmalı.
Kararda alternatif yöntemler arasında şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kâğıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ile denetçi gözetiminde elle giriş uygulamaları sayıldı.
Bu değerlendirme, özellikle yoğun personel hareketliliğinin bulunduğu hastaneler, belediyeler, fabrikalar, özel şirketler ve kamu kurumları açısından dikkat çekici bir uyum sürecini beraberinde getirebilir.
Hastaneler ve Kamu Kurumları Açısından Ne Anlama Geliyor?
Sağlık kurumlarında personel devam kontrol sistemleri uzun yıllardır farklı dijital yöntemlerle yürütülüyor. Ancak KVKK’nın yeni ilke kararı, özellikle parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik sistemlerin yalnızca pratik veya güvenli olduğu gerekçesiyle kullanılmasının yeterli olmadığını ortaya koydu.
Bu kapsamda hastaneler ve kamu kurumlarının, kullandıkları personel takip sistemlerini KVKK ilkeleri çerçevesinde yeniden gözden geçirmesi bekleniyor. Kurumların, biyometrik veri işlenmesini gerçekten zorunlu kılan hukuki ve teknik gerekçeleri açık şekilde ortaya koyması gerekiyor.
İşverenler İçin Yeni Uyum Süreci
Kararla birlikte işverenlerin yalnızca “çalışandan onay alındı” gerekçesiyle biyometrik mesai takip sistemlerini sürdürmesi hukuki açıdan yeterli görülmeyebilir.
KVKK, mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin Kanun’un 6’ncı maddesinde yer alan işleme şartlarından herhangi birine dayanmaksızın gerçekleştirilmesi halinde hukuka aykırılık doğabileceğini belirtti.
Ayrıca, belirtilen ilkelere uygun hareket edilmediğinin tespit edilmesi halinde veri sorumluları hakkında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 18’inci maddesi kapsamında işlem tesis edilebileceği duyuruldu.
Biyometrik Mesai Takibinde Yeni Dönem
KVKK’nın ilke kararı, işyerlerinde biyometrik veriyle mesai takibinin sıradan bir personel takip uygulaması olarak değerlendirilemeyeceğini açıkça ortaya koydu.
Bundan sonraki süreçte işverenlerin, çalışanların mesai giriş ve çıkışlarını takip ederken daha az müdahaleci, ölçülü ve hukuka uygun yöntemlere yönelmesi bekleniyor.
Karar, çalışanların kişisel verilerinin korunması açısından önemli bir eşik olarak değerlendirilirken, işyerlerinde parmak izi ve yüz tanıma sistemleriyle yapılan mesai takip uygulamalarının ciddi şekilde yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Hemsireler.Net Haber Merkezi
