Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından hazırlanan “Genç Hekim İntiharları Çalıştayı Raporu”, son 15 yılda kamuoyuna yansıyan yaklaşık 70 hekimin yaşamına son verdiğini ortaya koydu. Ancak sağlık sisteminin en büyük meslek gruplarından biri olan hemşireler için benzer kapsamda ulusal bir veri bulunmaması dikkat çekiyor.
Hekimler için rapor var, hemşireler için kapsamlı veri yok
TTB, İstanbul Tabip Odası, Asistan ve Genç Uzman Hekimler Kolu ile Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından hazırlanan raporda, kamuoyuna yansıyan hekim intiharları incelenerek çalışma koşulları, tükenmişlik, güvencesizlik ve psikososyal riskler ele alındı. Raporda son 15 yılda yaklaşık 70 hekimin yaşamına son verdiği belirtilirken, bu vakaların yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağı, çalışma yaşamındaki yapısal sorunların da önemli rol oynadığı ifade edildi.
Buna karşın hemşireler açısından Türkiye genelini kapsayan resmi veya meslek örgütleri tarafından düzenli olarak yayımlanan benzer bir veri tabanı bulunmuyor. Bu nedenle son yıllarda kaç hemşirenin yaşamına son verdiğine ilişkin doğrulanmış ulusal bir istatistik paylaşılmış değil.
Basına yansıyan vakalar dikkat çekiyor
Son yıllarda farklı illerde görev yapan çok sayıda hemşirenin yaşamına son verdiğine ilişkin haberler ulusal ve yerel basına yansıdı. Ancak bu vakalar tek bir merkezde kayıt altına alınmadığı için toplam sayının ne olduğu bilinmiyor.
Sağlık çalışanlarını yakından takip eden birçok kişi ve meslek mensubu, kamuoyuna yansıyan vakaların buzdağının görünen kısmını oluşturduğunu, bildirilmeyen veya ulusal basına taşınmayan olaylar nedeniyle gerçek sayının daha yüksek olabileceğini ifade ediyor. Ancak bu değerlendirmeyi doğrulayacak resmi bir veri bulunmuyor.
Hemşireler de benzer risklerle karşı karşıya
Uzun çalışma saatleri, art arda tutulan nöbetler, personel yetersizliği, artan iş yükü, sağlıkta şiddet, mobbing iddiaları, ekonomik kaygılar ve tükenmişlik sendromu yalnızca hekimleri değil, hemşireleri de etkileyen ortak sorunlar arasında yer alıyor.
Bilimsel çalışmalarda hemşirelerde tükenmişlik, depresyon, anksiyete ve psikolojik yıpranmanın önemli bir sorun olduğu uzun süredir dile getirilirken, bu alanda ulusal ölçekte düzenli veri toplanmaması dikkat çekiyor.
Uzmanlar kapsamlı kayıt sistemi çağrısı yapıyor
Uzmanlara göre sağlık çalışanlarının ruh sağlığını korumaya yönelik politikaların geliştirilebilmesi için öncelikle güvenilir verilerin oluşturulması gerekiyor. Hekimler için hazırlanan rapor benzeri çalışmaların hemşireler ve diğer sağlık meslek grupları için de yapılması gerektiği belirtiliyor.
Meslek örgütleri ve akademisyenler, yalnızca yaşanan vakaların sayısının değil, bu olaylara yol açan çalışma koşullarının da bilimsel yöntemlerle incelenmesinin sağlık sistemindeki sorunların çözümüne katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Veri eksikliği çözüm üretmeyi zorlaştırıyor
Türkiye’de yaklaşık bir milyon sağlık çalışanı görev yaparken, hekimler dışındaki meslek gruplarına ilişkin ruh sağlığı ve intihar vakalarını izleyen ulusal bir kayıt sisteminin bulunmaması önemli bir eksiklik olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, sağlık çalışanlarının psikolojik iyilik halinin korunabilmesi için düzenli veri toplanması, risk faktörlerinin belirlenmesi, erişilebilir psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik adımların önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Not: Bu haberde yer alan “yaklaşık 70 hekim” bilgisi TTB’nin kamuoyuna açıkladığı çalıştay raporuna dayanmaktadır. Hemşireler açısından ise doğrulanmış ulusal bir intihar istatistiği bulunmadığından herhangi bir sayısal veri verilmemiş; yalnızca kamuoyuna yansıyan vakaların resmi kayıtlardan farklı olabileceğine ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.
Hemsireler.Net Haber Merkezi
