Gaziantep’te trafik kazasının ardından hastanede tedavi gören Abdurrezzak Baysal’ın ölümüne ilişkin davada karar çıktı. Dosyaya giren Adli Tıp değerlendirmesinde, uygulanan ilacın doktor direktifi olmadan verilemeyeceği ve enjeksiyon ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu belirtildi. Mahkeme hemşire Aslı E.’ye müebbet, hemşire Mustafa Ç.’ye ise 25 yıl hapis cezası verdi.
Davanın merkezinde “ordersız ilaç uygulaması” var
Gaziantep’te trafik kazasının ardından özel bir hastanede tedavi altına alınan Abdurrezzak Baysal’ın hayatını kaybetmesine ilişkin yıllardır devam eden davada dikkat çeken bir karar verildi.
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında hemşire Aslı E.’ye müebbet, hemşire Mustafa Ç.’ye ise 25 yıl hapis cezası verildi.
Dosyayı sağlık çalışanları açısından özellikle önemli hale getiren konu ise Baysal’a uygulandığı belirtilen ilacın, hekim tarafından verilmiş bir tedavi istemine dayanıp dayanmadığı oldu.
Adli Tıp: Doktor direktifi olmadan uygulanamaz
Yargılama sırasında dosyaya giren Adli Tıp Kurumu değerlendirmesinde, olayda kullanılan ilaçların doktor direktifi olmadan uygulanamayacağı belirtildi.
Raporda ayrıca yapılan enjeksiyonun tıp kurallarına uygun olmadığı ve enjeksiyon ile Abdurrezzak Baysal’ın ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu yönünde değerlendirme yapıldığı basına yansıdı.
Bu tespit, davanın en kritik delillerinden biri haline geldi.
Tanık: Başka hastanın ilacından 2 cc alındı
Davada dinlenen hasta bakıcı ve sağlık çalışanlarının ifadeleri de olayın ayrıntılarını ortaya koydu.
Mahkemede dinlenen bir tanık, Abdurrezzak Baysal ile hemşire Aslı E. arasında tartışma yaşandığını, ardından başka bir hastanın tedavisinde kullanılan ilaçtan 2 cc alındığını ve Mustafa Ç.’den bu ilacı Baysal’a uygulamasının istendiğini ileri sürdü.
Tanık anlatımına göre ilaç uygulamasından yaklaşık 5-6 dakika sonra Baysal’ın durumu kötüleşti ve sağlık çalışanları hastaya müdahale etmeye başladı.
Bu anlatımların tanık beyanı olduğu ve mahkeme tarafından dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiği unutulmamalı.
İlacın hastanın tedavi planında bulunmadığı iddiası
Dosyaya ve basına yansıyan bilgilere göre Baysal’a uygulandığı belirtilen ilaç, hastanın mevcut tedavi planında yer almıyordu.
Söz konusu ilacın başka bir hastanın tedavisinden alındığı ve hekim talimatı olmaksızın uygulandığı iddia edildi.
Adli Tıp Kurumunun da ilacın doktor direktifi olmadan uygulanamayacağı yönünde değerlendirmede bulunması, “hekim orderı olmadan ilaç uygulaması” konusunu davanın merkezine taşıdı.
Doktor kullanılan ilaçtan sonradan mı haberdar oldu?
Mahkemede dinlenen tanıklardan biri, Baysal’ın durumunun kötüleşmesinin ardından doktorun hastanın yanına geldiğini anlattı.
Tanık, doktorun sağlık çalışanlarına ilaç dışında başka bir uygulama yapılıp yapılmadığını sorduğunu, uygulanan ilacın ilk anda doktora söylenmediğini ileri sürdü.
Daha sonra başka bir çalışanın kullanılan ilacın fotoğrafını doktora gösterdiği ve doktorun duruma tepki gösterdiği iddia edildi.
Bu bilgiler de mahkemedeki tanık ifadelerine dayanıyor.
Hemşirelik Yönetmeliği ne diyor?
Hemşirelik Yönetmeliği’nde hemşirenin tıbbi tanı ve tedavi planının uygulanmasına ilişkin görev ve sorumlulukları düzenleniyor.
Yönetmeliğe göre hemşire, acil durumlar dışında hekim tarafından yazılı olarak verilen tedavileri uygular.
Hastada ani gelişen ve acil müdahale gerektiren bir durum bulunması halinde ise hekimin şifahi tıbbi istemi kabul edilebilir. Ancak bu durum, sağlık çalışanının kendi kararıyla hastanın tedavisinde bulunmayan bir ilacı seçerek uygulaması anlamına gelmez.
“Sözel order” ile “ordersız ilaç uygulaması” aynı şey değil
Sağlık hizmetlerinde zaman zaman kullanılan sözel order uygulaması da belirli kurallara bağlıdır.
Sözel order, hekimin hastaya uygulanacak tedaviyi sözlü olarak sağlık çalışanına bildirmesidir. Özellikle acil durumlarda kullanılabilmekle birlikte, daha sonra kayıt altına alınması ve sağlık kuruluşunun belirlediği ilaç güvenliği prosedürlerine uyulması gerekir.
Bu nedenle hekim tarafından verilmiş bir sözlü istem ile herhangi bir hekim istemi bulunmaksızın ilaç uygulanması hukuken ve mesleki açıdan aynı durum değildir.
Order yalnızca bir kayıt işlemi değil
İlaç orderı, yalnızca hastane sistemine yapılan idari bir kayıt olarak değerlendirilmemeli.
Hekim isteminde uygulanacak ilacın adı, dozu, uygulama yolu, zamanı ve diğer tedavi ayrıntıları belirlenir.
Bu kayıt hem hastanın güvenli tedavisinin yürütülmesi hem de ilacı uygulayan sağlık çalışanının hangi tıbbi talimata dayanarak işlem yaptığının ortaya konulması açısından büyük önem taşır.
Özellikle yüksek riskli ilaçlarda order kontrolü, olası ilaç hatalarının ve geri dönüşü olmayan sonuçların önlenmesinde temel hasta güvenliği uygulamalarından biridir.
Trafik kazası sonrası hastaneye kaldırılmıştı
Abdurrezzak Baysal trafik kazasının ardından yaralanarak hastaneye kaldırılmıştı.
Ailesinin daha önce yaptığı açıklamalara göre Baysal’ın dizinde yaralanma bulunuyor, tedavisinin ardından yakınlarıyla konuşabiliyor ve yemek yiyebiliyordu.
Aile, daha sonra hastaneden gelen telefonla Baysal’ın hayatını kaybettiğinin kendilerine bildirildiğini belirtti.
Ölümün şüpheli olduğunu düşünen yakınlarının başvurusu üzerine olayla ilgili hukuki süreç başladı.
Dosya Adli Tıp Kurumuna gönderildi
Yargılama sürecinde mahkeme, Abdurrezzak Baysal’ın ölüm nedeni ile uygulanan enjeksiyon arasındaki ilişkinin bilimsel olarak değerlendirilmesi amacıyla dosyayı Adli Tıp Kurumuna gönderdi.
Mahkeme ayrıca söz konusu enjeksiyonun tıbben gerekli olup olmadığı, hastaya uygulanması gereken işlemler ve yapılan müdahalelerin tıp kurallarına uygun olup olmadığı konusunda değerlendirme istedi.
Adli Tıp raporunun dosyaya ulaşmasının ardından yargılama önemli bir aşamaya geldi.
Savcılık ceza ve tutuklama istemişti
9 Eylül 2026 tarihinde görülen duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.
Savcılık, sanıkların “olası kastla öldürme” suçundan cezalandırılmasını ve tutuklanmasını talep etti.
Sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma yapmak için süre istemesi üzerine dava karar duruşmasına bırakıldı.
Mahkemeden müebbet ve 25 yıl hapis cezası
25 Eylül 2026 tarihinde Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada karar açıklandı.
Mahkeme, hemşire Aslı E.’ye müebbet hapis cezası verirken hemşire Mustafa Ç.’yi 25 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Böylece Abdurrezzak Baysal’ın hastanede hayatını kaybetmesinin ardından başlayan ve yıllardır devam eden davada ilk derece mahkemesi hükmünü vermiş oldu.
Sağlık çalışanları açısından kritik bir dava
Gaziantep’teki dava, ilaç uygulamalarında hekim istemi, ilaç güvenliği ve sağlık çalışanlarının mesleki sorumluluğu açısından dikkat çeken örneklerden biri haline geldi.
Hemşireler ilaç uygulaması öncesinde hastanın kimliğini, uygulanacak ilacı, dozu, uygulama yolunu, zamanı ve mevcut hekim istemini kontrol etmekle yükümlü.
Hastanın tedavi planında bulunmayan ve hekim tarafından verilmiş geçerli bir isteme dayanmayan bir ilacın uygulanması ise ciddi mesleki, idari ve cezai sonuçlara yol açabiliyor.
Karar henüz kesinleşmiş değil
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen hüküm ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde.
Tarafların kanun yollarına başvurması halinde dosya istinaf, şartların oluşması halinde ise temyiz incelemesine taşınabilecek. Bu nedenle verilen cezaların kesinleşme durumu ilerleyen yargı sürecinde netlik kazanacak.
Hemsireler.Net Haber Merkezi
