1. Haberler
  2. Son Gelişmeler
  3. Bilkent Şehir Hastanesi’nde Hemşirelere Toplu Ceza: Dinlenme Hakkı Suç Gibi Gösterilemez!

Bilkent Şehir Hastanesi’nde Hemşirelere Toplu Ceza: Dinlenme Hakkı Suç Gibi Gösterilemez!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde yaşandığı belirtilen disiplin süreci, sağlık çalışanları arasında büyük tepki topladı. Bir hasta yakınının şikâyeti sonrası çok sayıda hemşire hakkında işlem yapılması, “sağlıkta adalet”, “çalışma barışı” ve “idari baskı” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Yoğun Bakım Hemşireleri Hedefe Konuldu

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi’nde görev yapan hemşirelerin, bir hastanın yoğun bakımdan servise alınmasının ardından yaşanan olay nedeniyle disiplin sürecine konu edildiği iddia edildi.

İddiaya göre, tedavisi yoğun bakımda tamamlanan çocuk hasta, genel durumunun uygun görülmesi üzerine servise çıkarıldı. Servis sürecinde hastada takılı bulunan göğüs tüpünün yerinden çıkması sonrası hasta yakını tarafından şikâyette bulunuldu. Ancak olayın serviste yaşanmasına rağmen, soruşturmanın yoğun bakım hemşireleri üzerinde yoğunlaşması dikkat çekti.

25 Hemşireden 21’ine Ceza Süreci

Edinilen bilgilere göre, ilgili birimde görev yapan 25 hemşireden 21’i hakkında disiplin süreci işletildi. Hemşirelerin 24 saatlik nöbet sistemi içerisinde, hasta güvenliğini aksatmayacak şekilde dinlenme odasında mola vermeleri ise ceza gerekçeleri arasında gösterildi.

Bu durum, sağlık çalışanları açısından ciddi bir soru işareti doğurdu. Çünkü yoğun bakım gibi yüksek dikkat, kesintisiz takip ve ağır sorumluluk gerektiren bir alanda çalışan hemşirelerin dinlenme ihtiyacı bir ayrıcalık değil, hasta güvenliği açısından zorunlu bir gerekliliktir.

Dinlenme Hakkı Disiplin Konusu Yapılamaz

Sağlık hizmetlerinde hata riskini azaltmanın en temel yollarından biri, çalışanların insan onuruna uygun koşullarda görev yapmasını sağlamaktır. 24 saatlik nöbetler altında çalışan bir hemşirenin hiç dinlenmeden görev yapmasının beklenmesi, hem çalışan sağlığı hem de hasta güvenliği açısından kabul edilebilir değildir.

Bu nedenle hemşirelerin, servis güvenliğini aksatmadan ve hastaları sahipsiz bırakmadan kısa süreli dinlenme molası kullanmalarının cezalandırılması, sahadaki gerçekliği görmezden gelen bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.

Asıl Sorumluluk Sistemi Kuran İdarededir

Yaşanan olayda tartışılması gereken asıl konu, hemşirelerin dinlenme odasında bulunması değil; yoğun bakım, servis geçişleri, personel planlaması, nöbet düzeni ve hasta güvenliğini sağlayacak idari sistemin nasıl kurulduğudur.

Bir sağlık kurumunda sorun yaşandığında çözüm, sahadaki personeli toplu şekilde cezalandırmak olmamalıdır. İdarelerin görevi, kamuoyuna veya etkili makamlara karşı hızlı bir “sorumlu bulma” refleksi göstermek değil; olayın tüm yönlerini objektif biçimde incelemek ve benzer durumların tekrarını önleyecek sistemi kurmaktır.

Unvanlara Göre İşleyen Adalet Algısı Tepki Çekiyor

İddialara göre şikâyette bulunan hasta yakınının üst düzey bürokratik bir görevde bulunması, olayın sağlık çalışanları tarafından ayrıca sorgulanmasına neden oldu. Sağlık kurumlarında işlem ve disiplin süreçlerinin, kişilerin makamı, unvanı veya sosyal konumuna göre şekillendiği algısı, çalışma barışını derinden zedelemektedir.

Bir hasta yakınının şikâyeti elbette değerlendirilebilir. Ancak bu değerlendirme yapılırken sağlık çalışanlarının savunma hakkı, olayın gerçekleştiği birim, tıbbi süreç, personel sayısı, nöbet şartları ve idari sorumluluklar birlikte ele alınmalıdır.

Hemşireler Kolay Hedef Haline Getirilmemeli

Türkiye’de sağlık sisteminin en ağır yükünü taşıyan meslek gruplarından biri hemşirelerdir. Yoğun bakımda, acilde, serviste ve ameliyathanede kesintisiz hizmet sunan hemşirelerin her krizde ilk hedef haline getirilmesi, artık kronikleşmiş bir yönetim sorunudur.

Hemşireler; eksik personel, uzun nöbet, ağır hasta yükü ve idari baskı altında görev yaparken, yaşanan her aksaklığın sorumlusu gibi gösterilemez. Sağlık hizmeti bir ekip işidir. Bu nedenle sorumluluk da yalnızca en görünür ve en savunmasız meslek grubunun üzerine yıkılamaz.

Toplu Ceza Değil, Adil İnceleme Gerekir

Bilkent Şehir Hastanesi’nde yaşandığı belirtilen bu olay, yalnızca bir disiplin süreci olarak görülmemelidir. Bu olay, sağlık çalışanlarının dinlenme hakkının, mesleki itibarının ve kurum içi adalet duygusunun korunup korunmadığına dair önemli bir sınavdır.

Hemşirelerin toplu şekilde cezalandırıldığı algısı, yalnızca ilgili personeli değil, tüm sağlık çalışanlarını rahatsız etmektedir. Sağlık kurumlarında disiplin mekanizması; baskı aracı değil, adalet mekanizması olarak işletilmelidir.

Hasta güvenliği gerekçe gösteriliyorsa, önce çalışan güvenliği ve çalışma koşulları güvence altına alınmalıdır. Çünkü tükenmiş, baskı altına alınmış ve cezalandırılma korkusuyla çalışan bir sağlık personelinden güvenli sağlık hizmeti beklemek gerçekçi değildir.

Bu nedenle yetkililerin, söz konusu disiplin sürecini tüm yönleriyle yeniden değerlendirmesi; hemşirelerin dinlenme hakkını suç gibi gösteren anlayıştan vazgeçmesi ve sağlık çalışanlarının itibarını koruyacak adil bir tutum sergilemesi gerekmektedir.

Haber Merkezi

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter