KASK’tan Memur Zammına Türkiye Genelinde Tepki: “Enflasyon Farkı Zam Değil, Kaybın Gecikmiş Telafisidir”
KASK’a bağlı sendikalar birçok ilde TÜİK müdürlükleri önünde ve üniversitelerde basın açıklaması yaptı; Genel Başkan Yunus Şimşek Ege Üniversitesinden seslendi
Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK), 2026 yılının ikinci yarısında memur ve memur emeklilerine uygulanacak maaş artışına ilişkin Türkiye genelinde eş zamanlı basın açıklamaları düzenledi. KASK’a bağlı sendikalar, birçok ilde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) binaları önünde ve üniversite kampüslerinde açıklamalar yaparken, KASK Genel Başkanı Yunus Şimşek de Ege Üniversitesinde düzenlenen programda kamu çalışanlarının taleplerini kamuoyuna duyurdu.
İstanbul, Kayseri, Gaziantep illerinde TÜİK bölge müdürlükleri önünde basın açıklamaları gerçekleştirilirken, İzmir, Denizli, Aydın, Şanlıurfa illerinde Üniversite hastanesi önünde, Bingöl Üniversitesi önünde ve Muş Atatürk Parkında da basın açıklamaları gerçekleştirildi.
Konfederasyon, açıklanan maaş artışının kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik kayıpları telafi etmekten uzak olduğunu belirterek, “Enflasyon farkı zam değildir. Bu yalnızca son altı ayda yaşanan gelir kaybının gecikmeli olarak telafi edilmesidir. Gerçek bir refah artışı sağlamadığı gibi kamu çalışanlarının alım gücünü de koruyamamaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
“20 Milyondan Fazla Vatandaş Bu Verilerden Doğrudan Etkileniyor”
Basın açıklamasında, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerinin yalnızca memurları değil milyonlarca vatandaşı doğrudan etkilediği vurgulandı.
KASK, Türkiye’de 3 milyon 535 bin devlet memuru, 446 bin sözleşmeli personel ile 17 milyon 100 bin emekli, dul ve yetimin gelirlerinin açıklanan enflasyon oranlarına göre belirlendiğini belirterek, her enflasyon verisinin milyonlarca hanenin yaşam standardını doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Konfederasyon, vatandaşın pazarda, markette, kirada ve faturalarında karşılaştığı gerçek hayat pahalılığı ile resmi enflasyon verileri arasında giderek büyüyen bir makas oluştuğunu savundu.

Yoksulluk Sınırı 116 Bin Lirayı Aştı
KASK açıklamasında ekonomik göstergelere de geniş yer verildi.
Açıklamaya göre;
- Yoksulluk sınırı 116 bin 478 TL’yi aşmış durumda.
- Yaklaşık 27 milyon vatandaş, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sosyal yardımlarla yaşamını sürdürüyor.
- Türkiye genelinde 100 metrekare bir konutun ortalama kira bedeli 24 bin TL’ye, İstanbul’da 33 bin TL’ye, Ankara ve İzmir’de ise 25 bin TL’ye ulaştı.
- Barınma giderleri kamu çalışanlarının en büyük ekonomik yüklerinden biri haline geldi.
“Gıda Enflasyonunda Dünyanın Zirvesindeyiz”
KASK, gıda fiyatlarındaki artışa da dikkat çekerek çarpıcı veriler paylaştı.
Açıklamada, Eylül 2021’den bu yana dünya genelinde gıda fiyatlarının yalnızca yüzde 1,2 arttığı, buna karşılık Türkiye’de TÜİK verilerine göre gıda fiyatlarının yüzde 733 yükseldiği belirtildi.
Bu tablonun Türkiye’yi gıda enflasyonunda dünyanın en yüksek oranlarına sahip ülkelerden biri haline getirdiği ifade edilirken, vatandaşların temel gıda ürünlerine erişiminin her geçen gün daha da zorlaştığı kaydedildi.
Vatandaşın Borcu Trilyonları Aştı
Basın açıklamasında vatandaşların borç yükünün de hızla büyüdüğü belirtildi.
Verilere göre;
- Tüketici kredisi borçları 3 trilyon 319 milyar TL’ye,
- Kredi kartı borçları ise 3 trilyon 163 milyar TL’ye ulaştı.
KASK, milyonlarca vatandaşın artık gelirini artırarak değil, borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
OECD Karşılaştırması Yapıldı
Konfederasyon, Türkiye’nin yüksek enflasyonunu OECD ülkeleriyle de kıyasladı.
Açıklamada;
- İsveç’te yıllık enflasyonun -%0,1,
- Japonya ve Danimarka’da %1,4,
- Finlandiya’da %1,5,
- Kanada’da %2,8,
- Almanya’da %2,9,
- İngiltere’de %3,
- Avusturya’da %3,4,
- ABD’de ise %3,8 seviyesinde olduğu belirtilerek, bu ülkelerde vatandaşın alım gücünün korunabildiği ifade edildi.
KASK, Türkiye’nin ise OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ülkelerden biri olmaya devam ettiğini savundu.
“2027 Zam Oranları Şimdiden Eridi”
Konfederasyon, Merkez Bankası’nın 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin %26, 2027 yılı beklentisinin ise %15 olduğunu hatırlatarak, buna rağmen kamu çalışanlarına 2027 yılı için toplu sözleşmede Ocak ayında %5, Temmuz ayında ise %4 zam öngörülmesini eleştirdi.
Bu oranların yüksek enflasyon ortamında daha uygulanmadan etkisini kaybedeceği ifade edildi.
“Servet Artıyor, Emeğin Payı Azalıyor”
KASK, gelir dağılımındaki bozulmaya da dikkat çekti.
Açıklamaya göre, 2024 yılında dünyada 27 Türk dolar milyarderi bulunurken, 2026 yılında bu sayı 43’e yükseldi. Buna karşın 27 milyon vatandaş sosyal yardımlarla yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Konfederasyon, servetin belirli kesimlerde hızla büyüdüğünü, emeğin milli gelirden aldığı payın ise her geçen gün azaldığını savundu.
Bütçe Verileri de Paylaşıldı
Basın açıklamasında kamu maliyesine ilişkin veriler de yer aldı.
KASK’ın paylaştığı bilgilere göre, 2026 yılının ilk beş ayında merkezi yönetim bütçe açığı 1 trilyon 57 milyar TL, faiz giderleri ise 1 trilyon 263 milyar TL oldu.
Sadece Mayıs ayında 129 milyar TL faiz ödemesi yapılırken, aynı dönemde kamu personeline 408 milyar TL ödeme gerçekleştirildiği belirtilerek, kamu maliyesi planlanırken kamu çalışanlarının refahının daha fazla gözetilmesi gerektiği ifade edildi.
KASK’tan Hükümete 5 Maddelik Çağrı
Basın açıklamasının sonunda KASK, kamu çalışanlarının alım gücünün korunması için şu talepleri sıraladı:
- Temmuz 2026 maaşlarına ilave ücret artışı yapılması,
- 2027 yılı toplu sözleşme zam oranlarının yeniden müzakere edilmesi,
- Kamu çalışanlarının maaşlarının gerçek yaşam maliyetlerine göre güncellenmesi,
- Gelir vergisi sisteminin ücretliler lehine yeniden düzenlenmesi,
- Şeffaf ve güvenilir bir fiyat endeksi sistemi oluşturulması.
KASK, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Ekonomik krizin yükü memura, işçiye ve emekliye kesilemez. Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz. Devlet, kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez.”
Hemşireler.Net – Haber Departmanı


