TÜİK Önünde Hesap Makinalı Protesto: KASK’tan Enflasyon Rakamlarına Sert Tepki
Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK), TÜİK önünde gerçekleştirdiği geniş katılımlı eylemde açıklanan enflasyon verilerine tepki gösterdi. Eylemin en dikkat çekici anı ise TÜİK’in bahçesine 30 hesap makinesi bırakılması oldu. KASK Genel Başkanı Yunus Şimşek, “gerçekçi sonuçlara ulaşılması için” hesap makinelerinin kullanılmasını istedi.
ANKARA – 4 Eylül 2026
Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK), milyonlarca memur, emekli ve çalışanın gelirini doğrudan etkileyen enflasyon verilerini protesto etmek amacıyla Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önünde eylem gerçekleştirdi.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen ve TÜİK önünde son dönemin en dikkat çekici sendikal eylemlerinden birine dönüşen protestoda, kamu çalışanlarının yaşadığı hayat pahalılığı ile açıklanan resmi enflasyon rakamları arasındaki fark gündeme taşındı.
Eylemin en çarpıcı protestosu ise 30 hesap makinesi oldu.
TÜİK’in Bahçesine 30 Hesap Makinesi Bırakıldı
KASK üyeleri, açıklanan enflasyon oranlarının vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı fiyat artışlarını yansıtmadığını savunarak TÜİK’in bahçesine 30 adet hesap makinesi bıraktı.
Sembolik eylemle TÜİK’in enflasyon hesaplama yöntemlerine dikkat çekilirken, KASK Genel Başkanı Yunus Şimşek de hesap makineleri üzerinden kısa bir açıklama yaptı.
Şimşek, açıklanan rakamlarla vatandaşın markette, pazarda, kirada ve faturalarda karşılaştığı gerçekler arasında ciddi bir fark bulunduğunu belirterek, hesap makinelerinin “doğru ve gerçekçi sonuçların hesaplanması için kullanılması” mesajını verdi.
Eylemdeki hesap makineleri, böylece TÜİK’in açıkladığı rakamlara yönelik eleştirinin sembolü haline geldi.
“Masa Başındaki Rakamı Değil, Mutfaktaki Gerçeği Konuşuyoruz”
KASK tarafından yapılan basın açıklamasında, Ağustos 2026 enflasyonuna ilişkin TÜİK ve Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı farklı oranlara dikkat çekildi.
Açıklamada ENAG’ın Ağustos ayı tüketici fiyat artışını yüzde 2,24, TÜİK’in ise yüzde 1,84 olarak açıkladığı belirtilerek şu soru yöneltildi:
“Farklı rakamlar, aynı yaşam! Peki hangisine inanalım? Daha doğrusu, inanalım mı?”
KASK, resmi enflasyon verilerinin yalnızca istatistiksel bir tartışma olmadığını, milyonlarca insanın gelirini doğrudan etkileyen bir mesele olduğunu vurguladı.
Konfederasyonun açıklamasında; 3 milyon 535 bin devlet memuru, 446 bin sözleşmeli personel, 19 milyon 520 bin işçi ile 17 milyon 100 bin emekli, dul ve yetimin ekonomik koşullarının TÜİK tarafından açıklanan verilerden doğrudan etkilendiğine dikkat çekildi.
KASK: “Gerçek Hayatta Karşılığı Olmayan Rakamları Kabul Etmiyoruz”
KASK, vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığı ile açıklanan resmi rakamlar arasındaki makasın giderek açıldığını savundu.
Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, ulaşım, kira, eğitim, gıda ve sağlık harcamalarındaki artışlara işaret edilen açıklamada, özellikle barınma ve temel tüketim giderlerinin kamu çalışanlarının bütçesinde giderek daha büyük yer tuttuğu belirtildi.
Konfederasyon, bu nedenle enflasyonun yalnızca ortalama tüketici üzerinden değil, ücretli çalışanların gerçek harcama kalıpları dikkate alınarak ölçülmesini istedi.
“Zenginin Enflasyonu ile Emekçinin Enflasyonu Aynı Değil”
KASK’ın öne çıkardığı en önemli taleplerden biri de “Ücretliler Fiyat Endeksi” oluşturulması oldu.
Düşük ve orta gelirli vatandaşların bütçesinde kira, gıda, ulaşım ve enerji giderlerinin çok daha yüksek pay tuttuğunu belirten konfederasyon, mevcut ölçüm sisteminin ücretlilerin yaşadığı hayat pahalılığını yeterince ortaya koymadığını savundu.
KASK, talebini şu ifadeyle özetledi:
“Zenginin enflasyonu ile emekçinin enflasyonu aynı değildir.”
Konfederasyon ayrıca enflasyonun siyasi etkilerden bağımsız, şeffaf ve denetlenebilir bir sistemle ölçülmesini; oluşturulacak yapıda memur, işçi, emekli ve işveren örgütlerinin de temsil edilmesini istedi.
Şimşek: “Memurun Maaşı Kâğıt Üzerindeki Rakamlarla Korunamaz”
KASK Genel Başkanı Yunus Şimşek’in açıklamalarında memurlar açısından kritik nokta ise maaş artışlarının enflasyon karşısındaki durumu oldu.
KASK’a göre sorun yalnızca TÜİK’in açıkladığı aylık enflasyon oranı değil; bu oranların milyonlarca kamu çalışanının maaş artışlarında belirleyici olması.
Şimşek ve KASK yönetimi, memurun gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınmadan belirlenen ücret politikalarının kamu çalışanlarını giderek yoksullaştırdığını savundu.
Basın açıklamasında bütçe açığı ve faiz giderlerine de dikkat çekilerek şu mesaj verildi:
“Bütçe açığı büyüyor, faiz yükü büyüyor, memurun maaşı küçülüyor.”
TÜİK’e Hesap Makinesi, Hükümete “Gerçek Ücret” Çağrısı
TÜİK’in bahçesine bırakılan 30 hesap makinesi, eylemin en güçlü sembolü oldu.
KASK, bu protestoyla tartışmayı yalnızca istatistik rakamları üzerinden değil, doğrudan memurun cebine taşımayı hedefledi.
Konfederasyonun mesajı netti:
Enflasyon düşük hesaplanıyorsa, memurun kaybı da düşük hesaplanıyor.
Memurun gerçek kaybı görülmüyorsa, ücret artışı da gerçek kaybı karşılamıyor.
KASK, kamu çalışanlarının maaşlarının yalnızca resmi rakamlarla değil, gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesini istedi.
TÜİK Önünde Yükselen Slogan: “TÜ(İ)KENİYORUZ TÜİK!”
Eylemde;
“Gerçek Enflasyon, Gerçek Ücret!”
“İnsanca Yaşam, Adil Ücret!”
“TÜ(İ)KENİYORUZ TÜİK!”
“Rakamlarla Oynama TÜİK!”
“Memurun Maaşını Eritme TÜİK!”
sloganları öne çıktı.
KASK, mücadelenin yalnızca memurlar için değil; emekliler, işçiler ve tüm sabit gelirliler adına sürdürüleceğini belirterek açıklamasını şu mesajla tamamladı:
“Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz. Devlet, kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez.”
TÜİK’in önüne bırakılan 30 hesap makinesi ise eylemin ardından geriye kalan en çarpıcı mesaj oldu:
KASK, artık açıklanan rakamların değil, vatandaşın yaşadığı gerçek enflasyonun hesaplanmasını istiyor.
