Kamu kurumlarına verilen dilekçeler için yönetici imzası veya parafı genel bir yasal şart değil. Ancak kamu personeli, kurum içi başvurularda belirlenen usullere uymalı.
Kamu kurumlarında zaman zaman çalışanlardan dilekçelerini evrak kayda teslim etmeden önce birim sorumlusuna, üst amire veya yöneticiye imzalatmaları istenebiliyor. Bu nedenle “Yönetici imzası bulunmayan dilekçe kabul edilmeyebilir mi?” sorusu gündeme geliyor.
Dilekçe hakkı anayasal güvence altında bulunurken, mevzuatta bir dilekçenin geçerli olabilmesi için hangi bilgileri taşıması gerektiği de açıkça düzenleniyor. Yönetici imzası ise genel zorunlu şartlar arasında yer almıyor.
Dilekçe hakkı anayasal güvence altında
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74. maddesi, vatandaşlara kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetlerini yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazılı olarak iletme hakkı tanıyor.
Bu hak yalnızca vatandaşlar için değil, karşılıklılık ilkesi gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar için de geçerli. Yapılan başvuruların sonucunun ise başvuru sahibine yazılı olarak bildirilmesi gerekiyor.
Dilekçede bulunması gereken zorunlu bilgiler
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’a göre bir dilekçede şu bilgilerin bulunması gerekiyor:
- Dilekçe sahibinin adı ve soyadı,
- Dilekçe sahibinin imzası,
- İş veya ikametgâh adresi,
- Belirli ve anlaşılır bir başvuru konusu.
Kanunda, dilekçenin geçerli olabilmesi için kurum yöneticisinin, başhekimin, müdürün, birim sorumlusunun veya başka bir amirin imzasını taşıması gerektiğine ilişkin genel bir hüküm bulunmuyor.
Yönetici imzası ile silsile yolu aynı şey değil
Devlet memurlarının kurumlarıyla ilgili müracaat ve şikâyetlerinde ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 21. maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri uygulanıyor.
Bu düzenlemelere göre müracaat ve şikâyetler, en yakın amirden başlanarak silsile yoluyla yapılır. Şikâyet edilen amir ise başvuru sürecinde atlanabilir.
Ancak silsile yoluna uyulması, dilekçenin geçerli sayılması için yöneticinin dilekçeyi onaylaması gerektiği anlamına gelmez. Amir, dilekçeyi teslim alan ve yetkili makama ileten makam olabilir; dilekçe hakkının kullanılmasına izin veren makam değildir.
Bununla birlikte özel bir başvuru türü, kurum içi resmî yazışma veya farklı mevzuata bağlı bir işlem söz konusuysa o işleme özgü usuller ayrıca incelenmelidir.
Dilekçenin kayda alınması ile kabul edilmesi farklıdır
Dilekçenin evrak kaydına alınması, başvuruda yer alan talebin kurum tarafından kabul edildiği anlamına gelmez. Kayıt işlemi, dilekçenin kuruma hangi tarihte ulaştığını ve hangi numarayla işlem gördüğünü belgelendirir.
Kurum, dilekçeyi inceledikten sonra talebi kabul edebilir, reddedebilir, başka bir makama gönderebilir veya kanunda belirtilen zorunlu şartlar bulunmuyorsa dilekçeyi incelemeyebilir. Ancak yalnızca yönetici imzası veya parafı bulunmadığı gerekçesiyle kişisel bir dilekçenin kayda alınmaması hukuki açıdan sorun oluşturabilir.
Kurumun cevap verme süresi ne kadar?
3071 sayılı Kanun kapsamında yetkili makamlara yapılan başvuruların sonucu veya devam eden işlemin hangi aşamada olduğu hakkında dilekçe sahibine en geç 30 gün içinde gerekçeli cevap verilmesi gerekiyor.
Dilekçe yanlış idari makama verilmişse ilgili kurumun başvuruyu yetkili makama göndermesi ve başvuru sahibini bilgilendirmesi gerekiyor.
Dilekçe alınmazsa ne yapılabilir?
- Dilekçede ad, soyad, imza, adres ve açık bir talep bulunduğunu kontrol edin.
- Dilekçeyi kurumun evrak kayıt birimine teslim ederek tarih ve evrak kayıt numarası isteyin.
- Başvuru kabul edilmiyorsa ret gerekçesinin yazılı olarak bildirilmesini talep edin.
- Dilekçenin alınmadığı tarihi, saati, birimi ve size bildirilen gerekçeyi not edin.
- Başvuruyu iadeli taahhütlü posta yoluyla veya kurumun kabul ettiği resmî elektronik başvuru sistemi üzerinden gönderin.
- Gerekli görülürse üst idari makama, CİMER’e veya Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurun.
Sıradan bir e-posta adresine gönderilen her metin otomatik olarak resmî dilekçe sayılmayabilir. Elektronik başvurularda kurumun belirlediği resmî kanalın kullanılması ve başvurunun ulaştığını gösteren kayıt bilgisinin saklanması önem taşıyor.
Dilekçenin hukuki neden olmadan kabul edilmemesi suç olabilir
Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesine göre, kişinin belirli bir hakkını kullanmak amacıyla yetkili kamu makamına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde sorumlu kişi hakkında altı aya kadar hapis cezası öngörülüyor.
Ancak her kayıt tartışmasının doğrudan suç oluşturduğu söylenemez. TCK’nin 121. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı, olayın özelliklerine göre Cumhuriyet savcılığı ve yargı makamları tarafından değerlendirilir.
Sonuç: Yöneticinin onayı genel bir zorunluluk değil
Kamu kurumlarına sunulan kişisel dilekçelerde, mevzuatın açıkça aradığı bilgilerin bulunması yeterlidir. Yönetici imzası veya parafı genel bir geçerlilik şartı değildir.
Kamu personeli kurum içi müracaat ve şikâyetlerinde silsile usulüne dikkat etmelidir. Ancak bu usul, amire dilekçeyi onaylama ya da başvuruyu keyfî biçimde engelleme yetkisi vermez.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylarda özel mevzuat ve başvurunun niteliği farklı sonuçlar doğurabilir.
Hemsireler.Net Haber Merkezi
