Hastane Temizliğinde; Kadro Güvencesi, Maaş Artışı ve Artan Personel Sayısına Rağmen Neden İş Kalitesi Düştü?
Temizlik Personellerine Kadro ve Özlük Süreci
İlk olarak, 696 sayılı KHK’nın 127. maddesiyle 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 23 ve 24. maddeler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamındaki işçilerin sürekli işçi kadrolarına geçirilmesini düzenledi.
İkinci olarak, Kamu İhale Kurumu 2018 başındaki duyurularında bu geçişin uygulama çerçevesini ayrıntılandırdı.
Üçüncü olarak, Sağlık Bakanlığı daha sonra bu kitleye ilişkin ücret, kıdem ve yer değiştirme gibi başlıklarda ayrı duyurular yayımladı.
Bakanlık mevcut taşeron çalışanlarını kadroya aldıktan sonra 2018’de 5.298, 2022’de 10 bin, 2024’te 8 bin, 2025’te ise önce 3.658, sonra 2.764 sürekli işçi alımı gerçekleştirdi.
Kamu Hastanelerinde Temizlik Hizmetleri Tartışması Büyüyor
Kamu hastanelerinde taşeron sisteminden sürekli işçi kadrosuna geçirilen temizlik personelleriyle ilgili tartışmalar yeniden alevlendi. Kadro verilmesiyle birlikte çalışanların maaşları yaklaşık iki üç katına çıktı, personel sayısı artırıldı ve sosyal haklarda ciddi iyileşmeler sağlandı.
Ancak sahadan gelen değerlendirmeler, bu iyileşmelerin hizmet kalitesine aynı şekilde yansımadığını ortaya koyuyor. Sağlık çalışanlarının ve refakatçilerin iddiasına göre, tüm bu artışlara rağmen yapılan iş miktarı ve iş kalitesi belirgin şekilde geriledi.
Bugün birçok hastanede dile getirilen ortak görüş şu:
“Kadro verildi, maaşlar üç katına çıktı, personel sayısı arttı ama yapılan iş yarıya indi.”
Personel Arttı Ama İş Yükü Azalmadı, Aksine Dağıldı
Sağlık çalışanları, özellikle servislerde ve yoğun bakım alanlarında temizlik hizmetlerinin aksadığını, bu nedenle iş yükünün dolaylı olarak hemşirelerin ve diğer sağlık profesyonellerinin üzerine kaldığını ifade ediyor.
Sahada sıkça karşılaşılan durumlar arasında şunlar yer alıyor:
- Temizlik işlemlerinin gecikmesi
- Görev tanımı tartışmaları
- “Bu bizim işimiz değil” yaklaşımının yaygınlaşması
Bu tablo, ekip içi işleyişi zorlaştırırken sağlık hizmetinin akışını da olumsuz etkiliyor.
Sorun Maaş Değil, Artan İmkânlara Rağmen Düşen Performans
Hiçbir sağlık çalışanı temizlik personelinin aldığı ücretin yüksek olduğunu savunmuyor. Aksine, ekonomik şartlar göz önüne alındığında herkesin insanca yaşayabileceği bir gelir elde etmesi gerektiği kabul ediliyor.
Ancak sahadaki asıl eleştiri şu noktada yoğunlaşıyor:
Maaşlar üç katına çıkmış, personel sayısı artırılmışken neden iş kalitesi aynı oranda artmadı, hatta geriledi?
Sağlık çalışanlarına göre sorun ücret değil; sorumluluk bilinci, iş disiplini ve denetim eksikliği.
Taşeron Döneminde Daha Az Personelle Daha Fazla İş Yapıldığı İddiası
Sahadan gelen değerlendirmelerde dikkat çeken bir diğer nokta ise taşeron dönemine yapılan kıyaslama.
Birçok sağlık çalışanı, geçmişte daha az personelle daha fazla iş üretildiğini, bugün ise daha fazla personelle daha az hizmet sunulduğunu dile getiriyor.
Bu durum, kamu hastanelerinde şu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor:
Artan imkânlara rağmen neden verimlilik düşüyor? Kadro güvencesi fayda değil zarar mı verdi?
Kadro Güvencesi Denetimsizlikle Birleşince Sorun Büyüyor
Sürekli işçi kadrosu, çalışanlar için önemli bir kazanım. Ancak sahadaki eleştiriler, bu güvencenin bazı durumlarda denetimsizlikle birleşerek iş disiplininde gevşemeye yol açtığı yönünde.
Sağlık çalışanları, temizlik hizmetlerinde yaşanan aksaklıkların yalnızca iş düzenini değil, doğrudan hasta güvenliğini etkilediğini vurguluyor.
Çünkü hastane temizliği:
- Enfeksiyon kontrolünün temelidir
- Hasta güvenliğinin ayrılmaz parçasıdır
- Sağlık hizmetinin kalitesini doğrudan belirler
Hemşireler Artan Yükün Altında Eziliyor
Zaten yoğun iş temposu altında çalışan hemşireler, destek hizmetlerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle ek sorumluluklarla karşı karşıya kalıyor.
Bu durum:
- İş yükünü artırıyor
- Mesleki tükenmişliği hızlandırıyor
- Ekip içi huzuru bozuyor
- Hasta bakım süreçlerini aksatıyor
Sonuç olarak, sistemdeki aksaklıkların yükü yine sağlık çalışanlarının omuzlarına biniyor.
Hastane Yönetimleri Bu Gerçeği Görmek Zorunda
Kamu hastanelerinde görev yapan tüm çalışanlar aynı hizmet zincirinin parçasıdır. Ancak bu zincirin sağlıklı işlemesi için görev tanımlarının net olması, denetimin etkin yapılması ve sorumlulukların adil dağıtılması gerekir.
Bugün gelinen noktada asıl tartışılması gereken konu şudur:
Kadro verildi, maaşlar üç katına çıktı, personel sayısı artırıldı… Peki neden iş kalitesi düştü ve yapılan iş yarıya indi?
Sağlık Hizmeti Ekip İşidir, Ama Herkes Görevini Yaparsa
Temizlik personelinin emeği tartışılmaz. Ancak hiçbir kamu çalışanı, görev alanındaki sorumluluklardan kaçınarak sistemin yükünü başka meslek gruplarına bırakamaz.
Kamu hastanelerinde artık:
- Net görev tanımları
- Etkin denetim mekanizmaları
- Performansa dayalı değerlendirme sistemi
kaçınılmaz hale gelmiştir.
Artan İmkânlara Rağmen Neden Geriye Gidiliyor?
Kadro verilmesi sosyal devlet açısından önemli bir adımdı. Ancak bugün sahada konuşulan gerçek şu:
İmkânlar arttı ama hizmet kalitesi düştü.
Hemşireler.Net olarak soruyoruz:
Kadro, maaş artışı ve personel fazlalığına rağmen iş kalitesi neden geriliyor? Bu tabloyu kim düzeltecek?
Hemşireler.Net – Haber Departmanı
