Kamu kurumlarında işçi statüsündeki personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurların amiri olarak görevlendirilip görevlendirilemeyeceği konusu yeniden gündeme geldi. Mevzuat hükümleri, Kamu Denetçiliği Kurumu kararları, Cumhurbaşkanlığı görüşü ve yargıya yansıyan örnek kararlar, bu konuda önemli bir sınır çiziyor.
Uzman değerlendirmelerine ve idari kararlara göre mesele, işçi personelin emeği ya da görev değeriyle ilgili değil; kamu personel rejiminde statü, yetki, sorumluluk ve hiyerarşi düzeninin korunmasıyla ilgili. Bu nedenle işçi statüsündeki bir personelin, memur statüsündeki personel üzerinde hiyerarşik amirlik yetkisi kullanması hukuken tartışmalı değil, açık şekilde sakıncalı görülüyor.
Anayasa Ve 657 Sayılı Kanun Ne Diyor?
Anayasa’nın 128. maddesinde, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu asli ve sürekli kamu hizmetlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği hüküm altına alınıyor.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda ise kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtiliyor. Ancak aynı Kanun’da memur ve işçi statüleri birbirinden ayrı düzenleniyor. İşçiler için “bu Kanun hükümleri uygulanmaz” hükmü yer alırken, amirlik ve memurun sorumluluğu 657 sayılı Kanun kapsamındaki hiyerarşi içinde ele alınıyor.
KDK: Birim Sorumluluğu Öncelikle Memura Verilmeli
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun Sağlık Bakanlığı’na ilişkin kararında, memur ve işçi personelin aynı anda görev yaptığı birimlerde birim sorumluluğunun öncelikle devlet memuru statüsündeki personele verilmesi gerektiği vurgulandı. Kararda, genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yerine getirilmesiyle görevli birim yetkililerinin 657 sayılı Kanun’a tabi devlet memuru olmaları gerektiği ifade edildi.
KDK kararında ayrıca, işçi statüsündeki personelin memur kadrolarına vekâlet etmesinin mümkün olmadığına dikkat çekildi. Bu nedenle işçi statüsündeki personelin, memurlar üzerinde amirlik yetkisi doğuracak şekilde görevlendirilmesi kamu personel rejimi açısından hukuka uygun görülmedi.
Cumhurbaşkanlığı Görüşü Ve YÖK Yazısı
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından verilen görüşte de yükseköğretim kurumlarında 657 sayılı Kanun’a tabi memur statüsündeki personelin hiyerarşik üstü olacak şekilde 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işçi statüsündeki personel arasından müdür, amir, şef, sorumlu gibi unvan ve pozisyonlara görevlendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı belirtildi.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı da bu görüşü tüm devlet üniversitelerine göndererek, işçi statüsündeki personelin memurların hiyerarşik üstü olacak şekilde görevlendirilmemesi gerektiğini kurumlara bildirdi.
Mahkemeden De Benzer Yönde Karar
Sakarya Üniversitesi’nde yaşanan bir uyuşmazlıkta, 657 sayılı Kanun’a tabi koruma ve güvenlik memurlarının üzerinde 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi sürekli işçilerin “grup amiri” gibi adlarla görevlendirilmesi yargıya taşındı. Sakarya 2. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararda, işçilerin memurun amiri olarak görevlendirilmesi hukuka aykırı bulundu ve işlem iptal edildi.
Kararda, “görev dağılımı” adı altında yapılan işlemin fiilen talimat verme, işin yürütülmesini sağlama ve sorumluluk alma yetkileri içerdiği durumlarda amirlik niteliği taşıyabileceğine dikkat çekildi. Bu yetkinin ise memurlar üzerinde işçi statüsündeki personel tarafından kullanılamayacağı değerlendirildi.
İşçiye Karşı Değil, Hukuki Statüye İlişkin Bir Tartışma
Konunun haberleştirilmesinde dikkat çeken en önemli nokta, meselenin işçi personelin emeğini küçümseyen bir yaklaşım olarak değil, kamu yönetiminde statü ve yetki sınırları açısından ele alınması gerektiği. İşçiler kamu hizmetinin önemli bir parçası olsa da, memurlar üzerinde disiplin, hiyerarşi, emir-talimat ve idari sorumluluk doğuran amirlik yetkilerinin 657 sayılı Kanun sistematiği içinde değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle kamu kurumlarında işçi statüsündeki personelin “koordinasyon” veya “iş takibi” gerekçesiyle görevlendirilmesi, memurlar üzerinde hiyerarşik amirlik, emir verme, disiplin sürecini yönlendirme ya da memur kadrosuna vekâlet anlamına gelecek şekilde uygulanamaz. Aksi yöndeki görevlendirmeler, KDK kararları ve yargı içtihatları doğrultusunda hukuki uyuşmazlık konusu olabiliyor.
Kamu Kurumlarına Uyarı Niteliğinde
Mevzuat, KDK kararları, Cumhurbaşkanlığı görüşü ve mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde, kamu kurumlarında işçi statüsündeki personelin memurların hiyerarşik üstü olarak görevlendirilmemesi gerektiği açık şekilde ortaya çıkıyor. Bu durum, özellikle hastaneler, üniversiteler, belediyeler ve diğer kamu kurumlarında görev dağılımı yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli bir hukuki sınır olarak öne çıkıyor.
Hemsireler.Net Haber Merkezi
