1. Haberler
  2. Manşet
  3. Kamu İşçisi Ek İş Yapabiliyor, Memura Yasak: Aynı Geçim Krizi, Farklı Mevzuat

Kamu İşçisi Ek İş Yapabiliyor, Memura Yasak: Aynı Geçim Krizi, Farklı Mevzuat

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kamu çalışanlarının ekonomik koşulları ağırlaşırken, mevzuattaki statü farkları da yeniden tartışma konusu oluyor. Kamu işçisi, belirli şartlar altında mesai dışında ek gelir getirici bir iş yapabilirken; devlet memurları için ticaret ve kazanç getirici faaliyetler büyük ölçüde yasak kapsamında değerlendiriliyor.


Bu tablo, özellikle gelir kaybı yaşayan memurlar açısından ciddi bir eşitsizlik tartışmasını beraberinde getiriyor.

Kamu İşçisine Serbest, Memura Yasak

4857 sayılı İş Kanunu’na tabi kamu işçileri açısından genel bir “ek iş yasağı” bulunmuyor. İşçi, mesai saatleri dışında asıl görevini aksatmamak, kurumla rekabet etmemek ve iş sözleşmesine aykırı davranmamak şartıyla ek gelir elde edebiliyor.

Ancak devlet memurları için aynı serbestlik yok. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi, memurların ticaret ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunmasını sınırlandırıyor. Memur, birçok alanda ek iş yapamadığı gibi ticari faaliyete de doğrudan giremiyor.

Memur Geçim Sıkıntısı Yaşarken Bu Yasak Ne Kadar Adil?

Bugün birçok memur, maaşıyla kira, fatura, gıda, ulaşım ve çocuklarının eğitim giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Hayat pahalılığı karşısında kamu görevlilerinin önemli bir bölümü ay sonunu getirme mücadelesi verirken, ek gelir kapısının mevzuatla kapatılması büyük bir çelişki olarak görülüyor.

Üstelik kamu işçileri, bazı kurumlarda toplu iş sözleşmeleri ve sosyal haklarla memurlardan daha yüksek gelir elde edebilirken, ek iş yapma konusunda da daha geniş bir hareket alanına sahip olabiliyor. Bu durum, aynı kamu çatısı altında çalışan personel arasında adalet duygusunu zedeliyor.

Aynı Kurumda Çalışan İki Personel, İki Farklı Hayat

Bir kamu kurumunda işçi statüsündeki personel, mesai sonrası başka bir iş yaparak gelirini artırabilirken; aynı kurumda görev yapan memur, çoğu zaman bu imkândan yararlanamıyor. Memurun ek gelir elde etmek istemesi, mevzuat engeline takılıyor.

Buradaki temel soru şu: Aynı ekonomik şartlarda yaşayan, aynı marketten alışveriş yapan, aynı kirayı ve faturayı ödeyen kamu çalışanları arasında neden bu kadar keskin bir ayrım var?

Yasak Memuru Korumuyor, Daha Da Zorluyor

Memurlara yönelik ek iş yasağının gerekçesi kamu hizmetinin tarafsızlığı, görev disiplini ve çıkar çatışmasının önlenmesi olarak açıklanıyor. Elbette memurun görevini kötüye kullanması, kamu kaynaklarını şahsi kazanca çevirmesi veya görev alanıyla çıkar ilişkisine girmesi kabul edilemez.

Ancak sorun tam da burada başlıyor. Tüm memurları aynı kategoride değerlendirip her türlü ek gelir imkânını neredeyse kapatmak, çözüm değil; ekonomik baskıyı artıran bir uygulama haline geliyor. Kamu hizmetini korumak adına getirilen yasak, bugün memurun yaşam mücadelesini daha da ağırlaştırıyor.

Çözüm Yasak Değil, Makul Düzenleme Olmalı

Memurlar için görevle bağlantısı olmayan, kamu hizmetini aksatmayan, çıkar çatışması oluşturmayan ve mesai dışı yapılan faaliyetlerde daha makul bir düzenlemeye ihtiyaç var. Örneğin öğretmen, sağlık çalışanı, büro personeli ya da teknik personel; görevini aksatmadan, kurum imkânlarını kullanmadan ve kamusal yetkisini kazanca çevirmeden ek gelir elde edebilmelidir.

Bu noktada yapılması gereken, tüm memurları yasakla karşı karşıya bırakmak değil; hangi faaliyetlerin serbest, hangilerinin yasak olduğunu açık ve adil biçimde belirlemektir.

Memurun Sesi Duyulmalı

Bugün memurların önemli bir bölümü, yalnızca daha fazla kazanmak için değil, temel yaşam giderlerini karşılayabilmek için ek gelir arayışına giriyor. Buna rağmen mevzuat, memura “ek iş yapamazsın” derken, aynı kamu düzeni içinde işçiye daha geniş bir alan tanıyor.

Bu çelişki artık görmezden gelinmemeli. Kamu işçisinin hakkı elinden alınmadan, memurların da ekonomik gerçeklere uygun şekilde ek gelir elde edebilmesinin önü açılmalıdır.

Çünkü mesele yalnızca ek iş meselesi değildir. Mesele, aynı kamu çatısı altında çalışan personel arasında hakkaniyetin, adaletin ve geçim gerçeğinin yeniden değerlendirilmesidir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter